DGMed ECT Portal
TR EN

Elektrokemoterapi (ECT) Nedir?

Elektrokemoterapi, hücre zarının elektrik darbeleriyle geçici olarak geçirgen hâle getirilmesi ve bu pencerede uygulanan sitotoksik bir ilacın hücre içine taşınması esasına dayanan lokal bir tümör tedavisidir. Standart protokol, ağırlıklı olarak geri dönüşümlü geçirgenlik oluşturacak biçimde tasarlanır: sitotoksik etkinin ana kaynağı ilaçtır, elektrik alan ise ilacın hedefe ulaşmasını sağlar. Aynı biyofizik daha yüksek alan şiddetlerinde doğrudan ablatif hâle gelir; irreversible elektroporasyon budur.

Elektroporasyon Nedir?

Hücre zarına yeterli şiddette ve süresi kontrollü elektrik darbeleri uygulandığında, zarın lipit çift tabakasında geçici olarak geçirgen bölgeler oluşur. Bu olguya elektroporasyon denir. Alan şiddeti irreversible eşiğin üzerine çıktığında geçirgenlik kalıcı hâle gelir ve hücre ölür; iki eşik ayrıdır.

Bu iki rejim, birbirinden tamamen farklı iki tedavi stratejisinin temelini oluşturur: reversible rejimde amaç hücreyi öldürmek değil, normalde zardan geçemeyen bir sitotoksik ilacın hücre içine girmesini sağlamaktır; elektrokemoterapi budur. İrreversible rejimde ise elektrik alanın kendisi ablatif ajandır; ilaç kullanılmaz.

Elektrokemoterapide en sık kullanılan iki ajan bleomisin ve sisplatin’dir. Bleomisin hidrofilik ve büyük bir moleküldür; sağlam hücre zarından güçlükle geçer. Elektroporasyon uygulandığında bleomisinin sitotoksisitesi için literatürde bildirilen artış birkaç yüz kat ile birkaç bin kat arasında değişir , , ; ölçüm koşulu ve hücre sistemi değiştikçe bildirilen kat sayısı da değişir.

Bu portalın konusu reversible rejimdir. İrreversible elektroporasyon (IRE), ilaç kullanmadan doğrudan ablasyon yapan farklı bir rejimdir ve korpusta karşılaştırmalı bağlam olarak yer alır; ayrıntısı ilgili sayfada ele alınmıştır.

Zarın Geçirgenliği Nasıl Değişir?

Reversible ve irreversible rejimi ayıran, aynı fiziksel olgunun şiddetidir

Hücre zarı, dinlenim durumunda içi ile dışı arasında bir potansiyel farkı taşır. Dışarıdan bir elektrik alan uygulandığında zar boyunca ek bir indüklenmiş transmembran potansiyeli oluşur. Bu potansiyel kritik bir eşiği aştığında lipit çift tabakada su dolu geçirgen yapılar belirir. Eşiğin sayısal değeri dokuya ve hücreye bağlıdır: tavşan karaciğerinde in vivo doğrulanmış bir modelde reversible eşik 394 ± 75 mV, irreversible eşik 694 ± 136 mV olarak tahmin edilmiştir ; meme hücre hatları için yapılan bir modelleme çalışması ise aynı büyüklüğü 0,53 V ile 1,31 V arasında hesaplamıştır .

Eşiğin hemen üzerindeki alan şiddetlerinde bu yapılar darbe sonrası saniyeler–dakikalar içinde kapanır ve hücre canlılığını korur: reversible elektroporasyon. Alan şiddeti ve toplam enerji arttıkça onarım kapasitesi aşılır, homeostaz kalıcı olarak bozulur ve hücre ölür: irreversible elektroporasyon. İki rejim arasındaki sınır keskin bir çizgi değil, doku tipine ve darbe parametrelerine bağlı bir geçiş bölgesidir.

Tavşan karaciğeri, in vivo doğrulanmış model

eşiğin altında reversible irreversible
394 ± 75 mV 694 ± 136 mV

Meme hücre hatları, modelleme çalışması

0,53 – 1,31 V
04008001.200mV
İndüklenmiş transmembran potansiyeli ekseninde, iki kaynağın bildirdiği eşik değerleri. Soluk bantlar bildirilen ± aralığıdır: eşik keskin bir çizgi değildir.

İlaç Neden Bleomisin ve Sisplatin?

Her iki ajan da hücre içine girdiğinde güçlü sitotoksik etkiye sahip olduğu için elektrokemoterapiye uygundur. Zardan zaten serbestçe geçen ilaçlarda elektroporasyondan anlamlı bir kazanç beklenmez; bu ilke yöntemin ajan seçimini doğrudan belirler.

Bleomisin

Hidrofilik ve görece büyük bir moleküldür; sağlam zardan yayılamaz ve hücreye ancak bir zar proteinine bağlı yavaş bir yolla girer. Hücre içine ulaştığında DNA’da tek ve çift zincir kırıkları oluşturur; içeri girebildiği ölçüde çok güçlü bir sitotoksiktir , . Elektroporasyon bu erişim darboğazını ortadan kaldırır: bildirilen sitotoksisite artışı birkaç yüz kat , 300–700 kat ve 8.000 kat , olarak farklı deney düzeneklerinde farklı büyüklüklerde verilmiştir.

Sisplatin

Bleomisine göre zardan daha kolay geçer; elektroporasyonun sağladığı kazanç bu nedenle daha ölçülüdür. Aynı karşılaştırmalarda sisplatin için bildirilen sitotoksisite artışı yaklaşık 80 kat, bleomisin için 8.000 kattır , ; insan mikrovasküler endotel hücrelerinde aynı ölçüler yaklaşık 10 kat ve 5.000 kattır . Buna karşılık sisplatin, standart prosedürlerde intratümöral olarak verilir; bleomisin ise intravenöz ya da intratümöral uygulanabilir .

kat artış
1101001.00010.000

Bleomisin

300–700 kat

300–700×

5.000 kat, insan mikrovasküler endotel hücresi

5.000×

8.000 kat ,

8.000×

Sisplatin

yaklaşık 10 kat, insan mikrovasküler endotel hücresi

~10×

yaklaşık 80 kat ,

~80×
1101001.00010.000
Elektroporasyonla birlikte bildirilen sitotoksisite artışı, logaritmik eksende. Değerler farklı deney düzeneklerinden gelir ve birbirinin tekrarı değildir.

Vasküler Kilit ve Doku Düzeyindeki Etkiler

Darbeler uygulandıktan sonra doku kan akımında geçici bir azalma gözlenir; literatürde vasküler kilit (vascular lock) olarak adlandırılan bu olgu, in vivo görüntülemede damarların büzülmesi, geçirgenliklerinin artması ve perfüzyonun düşmesi biçiminde gösterilmiştir , . Fare sarkomunda darbelerden hemen sonra tümör kan akımı yaklaşık %70 azalmış ve 24 saat içinde toparlanmıştır .

%70darbelerden hemen sonra tümör kan akımında azalmafare sarkomu
24 saatkan akımının toparlandığı süre

Klinik seriler, kanayan yüzeyel ve mukozal lezyonlarda kanama kontrolünü elektrokemoterapinin palyatif bir yararı olarak bildirmektedir , . Bu gözlemin yukarıdaki damar etkileriyle bağlantısı mekanistik bir yorumdur; kanama kontrolünün nedeni kontrollü bir çalışmayla ayrıştırılmış değildir.

Damar endotel hücrelerinin elektroporasyonla birlikte verilen ilaca yüksek duyarlılık göstermesi, gözlenen antivasküler etkinin bir bileşenidir . Ayrıca ölen tümör hücrelerinden salınan hasar ilişkili moleküler örüntülerin sistemik bir bağışıklık yanıtına katkıda bulunabileceği öne sürülmüştür; bu düşünce, ECT ile immün kontrol noktası inhibitörlerini birleştiren araştırma hattının çıkış noktasıdır , .

Tarihsel Dönüm Noktaları

  1. 1982Neumann ve ark., elektrik darbeleriyle hücrelere DNA aktarımını gösterdi; elektroporasyonun moleküler temeli tanımlandı. korpus dışı, kaynak kaydı yok
  2. 1991Mir ve ark., bleomisinin antitümör etkisinin lokal elektrik darbeleriyle güçlendirilebildiğini bildirdi, elektrokemoterapi kavramının doğuşu.
  3. 1993Belehradek ve ark., ilk klinik Faz I–II çalışmasını yayımladı.
  4. 2006ESOPE projesi, kutanöz tümörlerde standart uygulama prosedürlerini ve Cliniporator sistemini tanımladı. ,
  5. 2010–2011Derin yerleşimli tümörlerde elektrokemoterapi ayrı bir gelişme çizgisi olarak başladı: tedavi planlaması ve değişken geometrili uzun iğne elektrotlarla ilk uygulamalar bildirildi. ,
  6. 2013–2014NICE, kutanöz metastazlar (2013’te IPG446, bugün HTG305) ve primer bazal/skuamöz hücreli karsinom (2014’te IPG478, bugün HTG333) için girişimsel işlem kılavuzlarını yayımladı. NICE HTG305 NICE HTG333
  7. 2018ESOPE standart uygulama prosedürleri güncellendi. Güncelleme kutanöz tümörler ve deri metastazları içindir; iç organ tümörleri kapsamı dışında bırakılmıştır.
  8. 2010’lar–günümüzKalsiyum elektroporasyonu, gen elektrotransferi ve immünoterapi kombinasyonları klinik araştırmalara girdi. , ,

Bu Sayfa Hangi Literatüre Dayanıyor?

Yukarıdaki anlatım, onkoloji korpusundaki Genel Prensipler ve Biyofizik alanının 968 yayınına dayanan editöryal bir sentezdir. Sayfadaki her sayısal ifadenin yanında kaynağı yazılıdır; kaynağa tıklamak künye ve özet çekmecesini açar.

Genel Prensipler yayın tablosunu aç